Sevgili Aileler,
Türkiye’deki en belirgin
dini ritüellerinden biri olan bir kurban bayramına daha geldik. Kişiler kurban
kesseler de kesmeseler de, sosyolojik olarak önümüzdeki bir hafta “kurban”
gündemi fevkalade “görünür” olacak. Çocuklarınızın, insan gelişiminin çok özel
bir döneminde olduğu göz önüne alındığında, bu ritüel ile ilgili bazı uyarılar
yapmak faydalı olacaktır.
Çocuklar hayvanları özel duygularla severler. Erken çocukluk
döneminde içinde yaşadığımız koca kaotik dünyayı tanıma uğraşında olan çocuklar,
bu süreçte hayvanlar aleminden bolca referans alırlar. Kuşkusuz hepiniz
gözlemişsinizdir ki, çocukların oyunlarının, dramatizasyonlarının, ve kendilerini
tarif ettikleri kimliklerin çok büyük bir bölümünü hayvanlar oluşturur. Çoğu
zaman onların yerine geçer, onlarla üzülür, onlarla sevinirler. Çocuk
kitaplarının, çizgi filmlerin ve oyuncakların çok büyük bir kısmını hayvanlar
oluşturur. İnekler, kuzular, oğlaklar, çocukların heyecan verici yaratıcı
dünyalarının en değerli üyeleridir.
Bu sebeple, eve gelen, ya da eve gelmese de satın alınan
hayvanlar onlar için bir mutluluk kaynağıdır ve bu durumu heyecanla
karşılarlar. Bu sırada çocuk kurbanla birkaç dakikalık bir temas kursa dahi
bile onunla kuvvetli bir duygusal kurabilir ve onu yaşamına dahil edebilir.
Eğer çocuk, daha önce ölüm kavramı ile tanışmışsa hayvanın
öldürüleceğini bilmek çocuk için çok
üzücüdür. Ailesinin neden bu eylemi
gerçekleştirdiğini anlayamayan ve hayvanın kesildiğine dolaylı ya da dolaysız
şekilde tanıklık eden çocuk şiddetli bir psikolojik gerginlik ile karşı karşıya
kalacaktır. Bu durumlarda, çocuğunuza bu durumun dini bir gereklilik olduğunu
anlatmanız işe yaramayacaktır. “Din, ibadet, tanrı, kurban” gibi soyut
kavramları anlayabilecek entelektüel yetilere sahip olmayan çocuk travmatize
olabilir ve travma sonrası çeşitli psikolojik semptomlar gösterebilir.
Ölüm kavramı gelişmemiş çocuklar için kurbanın evden yok
olmasına anlam vermek daha da zordur. Kurbanın birden bire ortadan kaybolmasına
bir anlam veremeyen çocuk için, kurbanın kesilmesi, parçalara ayrılması ve
pişirilmesi süreci, kuvvetli bir anksiyete oluşturabilir.
Çocuklar için en olumsuz durum ise bu kurbanın onların
sevdikleri bir yetişkin tarafından ya da onun kararı ile kesilmesidir. Çocuklar,
ebeveynleri dahi olsa, o yetişkine karşı öfke hissedebilir. Bununla birlikte, o
kişiye güveni tamamen silinebilir. Bunun bir sonucu olarak onu da keseceğinden
endişe edebilir. Öyle ki erken çocukluk döneminde her şey somuttur ve temel
olarak görsellere dayalıdır.
Bazı çocuklar, kurbanın kesimine engel olamadığı için kendini
suçlu hissedebilir ve bu suçluluk duygusu çok farklı dönemlerde farklı olumsuz
psikolojik sonuçlar doğurabilir.
Kurban kesmeyen ya da bu dini olguya uzak olan aileler de,
çocuklarının bahsi geçen risklerden uzak olduğu yanılsamasına kapılmamalıdır.
Unutulmamalıdır ki, çok yaygın şekilde toplumsallaşmış bu tür ibadetlere dair
detaylar beklenmedik zamanlarda çocuklarınızın karşısına çıkabilir. Sokakta
yapılan yasal olmayan bir kesim, medya ortamındaki yoğun görseller, kurban
derisi toplayan araçlar, kestiği kurbanın etinden bir pay getiren komşunun
kullandığı ifadeler sizi bir anda savunmasız bırakabilir.
Tüm bu sebeplerle, çocuğunuzu yalnızca kurban kesim anına
değil, kurban ritüeli ile ilgili hiçbir konuya tanıklık etmesine izin
vermeyiniz. Çocuklarınızın içinde bulunduğu gelişimsel dönem, çocuğunuzun
ruhsal gelişimi için risk oluşturan “kurban”
kavramından, söylem dahil bütünüyle uzak tutulmasını gerektirmektedir.
Çocuklarınızın ruh sağlığı için bu olguya özenli yaklaşmanız
önemlidir. Çocuk eğer kurban kesme günü veya ertesi günlerde et yemek istemezse
zorlamayın. Kısa süreli ağlama, iştahsızlık ve uyku problemleri yaşayabilirler.
Böyle durumlarda bir uzmana başvurmak faydalı olacaktır.
Psk.Onur Gülbudak

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder