2 Ekim 2014 Perşembe

"Kurban"la ilgili uyarılar

Sevgili Aileler,

Türkiye’deki en belirgin dini ritüellerinden biri olan bir kurban bayramına daha geldik. Kişiler kurban kesseler de kesmeseler de, sosyolojik olarak önümüzdeki bir hafta “kurban” gündemi fevkalade “görünür” olacak. Çocuklarınızın, insan gelişiminin çok özel bir döneminde olduğu göz önüne alındığında, bu ritüel ile ilgili bazı uyarılar yapmak faydalı olacaktır.



Çocuklar hayvanları özel duygularla severler. Erken çocukluk döneminde içinde yaşadığımız koca kaotik dünyayı tanıma uğraşında olan çocuklar, bu süreçte hayvanlar aleminden bolca referans alırlar. Kuşkusuz hepiniz gözlemişsinizdir ki, çocukların oyunlarının, dramatizasyonlarının, ve kendilerini tarif ettikleri kimliklerin çok büyük bir bölümünü hayvanlar oluşturur. Çoğu zaman onların yerine geçer, onlarla üzülür, onlarla sevinirler. Çocuk kitaplarının, çizgi filmlerin ve oyuncakların çok büyük bir kısmını hayvanlar oluşturur. İnekler, kuzular, oğlaklar, çocukların heyecan verici yaratıcı dünyalarının en değerli üyeleridir.

Bu sebeple, eve gelen, ya da eve gelmese de satın alınan hayvanlar onlar için bir mutluluk kaynağıdır ve bu durumu heyecanla karşılarlar. Bu sırada çocuk kurbanla birkaç dakikalık bir temas kursa dahi bile onunla kuvvetli bir duygusal kurabilir ve onu yaşamına dahil edebilir.

Eğer çocuk, daha önce ölüm kavramı ile tanışmışsa hayvanın öldürüleceğini bilmek çocuk için çok
üzücüdür. Ailesinin neden bu eylemi gerçekleştirdiğini anlayamayan ve hayvanın kesildiğine dolaylı ya da dolaysız şekilde tanıklık eden çocuk şiddetli bir psikolojik gerginlik ile karşı karşıya kalacaktır. Bu durumlarda, çocuğunuza bu durumun dini bir gereklilik olduğunu anlatmanız işe yaramayacaktır. “Din, ibadet, tanrı, kurban” gibi soyut kavramları anlayabilecek entelektüel yetilere sahip olmayan çocuk travmatize olabilir ve travma sonrası çeşitli psikolojik semptomlar gösterebilir.

Ölüm kavramı gelişmemiş çocuklar için kurbanın evden yok olmasına anlam vermek daha da zordur. Kurbanın birden bire ortadan kaybolmasına bir anlam veremeyen çocuk için, kurbanın kesilmesi, parçalara ayrılması ve pişirilmesi süreci, kuvvetli bir anksiyete oluşturabilir.

Çocuklar için en olumsuz durum ise bu kurbanın onların sevdikleri bir yetişkin tarafından ya da onun kararı ile kesilmesidir. Çocuklar, ebeveynleri dahi olsa, o yetişkine karşı öfke hissedebilir. Bununla birlikte, o kişiye güveni tamamen silinebilir. Bunun bir sonucu olarak onu da keseceğinden endişe edebilir. Öyle ki erken çocukluk döneminde her şey somuttur ve temel olarak görsellere dayalıdır.
Bazı çocuklar, kurbanın kesimine engel olamadığı için kendini suçlu hissedebilir ve bu suçluluk duygusu çok farklı dönemlerde farklı olumsuz psikolojik sonuçlar doğurabilir.

Kurban kesmeyen ya da bu dini olguya uzak olan aileler de, çocuklarının bahsi geçen risklerden uzak olduğu yanılsamasına kapılmamalıdır. Unutulmamalıdır ki, çok yaygın şekilde toplumsallaşmış bu tür ibadetlere dair detaylar beklenmedik zamanlarda çocuklarınızın karşısına çıkabilir. Sokakta yapılan yasal olmayan bir kesim, medya ortamındaki yoğun görseller, kurban derisi toplayan araçlar, kestiği kurbanın etinden bir pay getiren komşunun kullandığı ifadeler sizi bir anda savunmasız bırakabilir.

Tüm bu sebeplerle, çocuğunuzu yalnızca kurban kesim anına değil, kurban ritüeli ile ilgili hiçbir konuya tanıklık etmesine izin vermeyiniz. Çocuklarınızın içinde bulunduğu gelişimsel dönem, çocuğunuzun ruhsal gelişimi için risk oluşturan “kurban”  kavramından, söylem dahil bütünüyle uzak tutulmasını gerektirmektedir.

Çocuklarınızın ruh sağlığı için bu olguya özenli yaklaşmanız önemlidir. Çocuk eğer kurban kesme günü veya ertesi günlerde et yemek istemezse zorlamayın. Kısa süreli ağlama, iştahsızlık ve uyku problemleri yaşayabilirler. Böyle durumlarda bir uzmana başvurmak faydalı olacaktır.

Psk.Onur Gülbudak



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder