3 Ocak 2013 Perşembe

İsviçreli Ressam Paul Klee Okulumuzda !

Renkler konusundaki uzmanlığıyla tanınmış Alman asıllı ressam Paul Klee, sanatındaki çocuksu perspektifi ile yedi iklim'de...

Sanat Tarihi Projesi'nin ikinci ayağında Paul Klee ile tanıştık. Klee'nin sanatını tıpkı John Miro gibi, çocuk resimlerine ve duygusallığına yakın bulduğumuzdan eserlerini uzun uzun ve keyifle inceledik. 

Çalışmayı yürüten Serap Baykal, her çocuk için farklı bir Klee eseri dağıtarak, onlardan, eserden bir hikaye çıkarmalarını istedi:



Klee, The Goldfish, 1925

Hikayenin adı “Balık”. Bu balık annesini kaybetmiş. Bir sağa bir sola gitmiş. Sonrada kaybolmuşlar, annesi de ağlamış. Bir saat sonra ağlayarak kafasını vurmuş. Sonra da annesini bulmuş. Sonra da spiderman denizin içine atlamış, onlarla arkadaş olmuş.

..................................................................................................................................................................................................
Bir zamanlar bir balık varmış. Balık yosunlar içinde kaybolmuş. Bu balığın annesi babası bile yokmuş.


Klee, The Red Baloon, 1922

Bu evde bir tane yaramaz çocuk yaşıyormuş. Sonra evinde korkunç bir canavar görmüş. Onun adını hatırlamış. Adı Spiderman’miş. Sonra yaramaz çocuk odasını toplamış. Bir uçan balona binmiş. Uzaklaşmış uzaklaşmış, sonra bir rokete binmiş, bom diye uzaya gitmiş. Sonra oradan aşağıya düşmüş. Kulakları parçalanmış.


Klee, Insula Dulcamara, 1921-1938.

Bir zamanlar çok çok uzak bir ülkede bir tablo varmış. Hem de kumun altındaymış. Bütün tayfalar onu arıyormuş. Çünkü o bir hazineymiş ve çok özelmiş.


Klee, Puppet Theater, 1923.

Evvel zaman içinde kalbur saman içinde bir tana çocuk varmış. Bu çocuğun annesi onun etek giymesine kışın izin vermiyormuş. Yazın izin veriyormuş elbise ve etek giymesine. Yaz olunca tatile gidiyorlarmış, orada eteklerini giyiyormuş. 

 Klee, Magdelena before the conversion, 1938.

Hikayemizin adı “Prenses”. Birgün şarkıcı prenses dışarı çıkmak istiyormuş. Ama odasını toklamak zorundaymış. Çünkü annesi ona “odanı topla” demiş. Bir de bakmış ki odası dapdağınıkmış. Odasını toplamış, süslenmiş, püslenmiş dışarı çıkmış. Sonra önce kuaföre gitmiş. Sonra arkadaşlarının yanına gidebilirmiş. Annesi izin vermeden hooop gitmiş. Akşam olmuş, güneş batmış. Ayakta yürürken uyumaya başlamış. Ayakları çok yorulmuş, yavaş yavaş yere çökmüş. Bir motorcu gelmiş. Kızı uyandırmaya çalışmışlar uyanmamış. Sonra yavaş yavaş uyanmış ve evine gitmiş.

Klee,  Garden with yellow birds, 1923

Bir gün bir tane kuş varmış. O kuş annesinin yanından hiç ayrılmamış. çocuk kuş çok yaramazmış. Sonra birden koşmuş, ağlamış çok ğlamış, kafasını çarpmış. Annesini görmüş çok sevinmiş. Sonra eve tek başına gitmiş.

Klee, Evening Shows, 1935

Hikayemizin ismi “Renkleri Seven Kız”. Bir gün çok uyumuştu. Ama böyle hiç uyanamamıştı. Geceye kadar orada kalmıştı. Sonra böyle yaramazlık yapmaya başlamış. Sonra çok hasta olmuş.

Klee, Strong Dream, 1929

Bir adam varmış; akşam olmuş adam kalkamıyormuş. Biraz daha akşam olmuş adam yine kalkamıyormuş. Sonra bir anda kalkmış bakmış, ay ona gülümsüyormuş.

Klee, Senecio, 1922

Hikayemizin adı, bir zamanlarda bir çocuk varmış. Bu çocuk şekilcikleri çok seviyormuş. Şekilcikleri biliyorum diyormuş. Ben de şekilleri biliyorum. Oyuncaklarını toplamış. Bahçeye çıkmış. Bahçede oynamış. Eve girmiş, çok güzel uyumuş.

Klee, Cat and Bird.

Böyle kedicik dolaşmaya gitmiş, kaybolmuş. Evini bulamamış. Ağaçların arasında kapalı kalmış.


Klee, 1914, 1914.

Bir gün bir balık yüzmek istemiş ama kısacık bir deniz varmış, bu yüzden yüzememiş.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder